Ve öğrendik ki;

Kimi yerli tekne imalatçıları ve onları temsil edenler, vatandaşlarımızın kendi ihtiyaçlarında kullanmak üzere yurtdışından satın alacakları kullanılmış “özel tekne”lerine Türk Bayrağı çekmelerine engel olunmasını istemektedirler.

Kanımızca bu tür bir istek, ancak kendi üretiminden emin olmayanların, rekabetten çekinenlerin/ürkenlerin, yasaklanmasını istedikleri eylemin amacının, değerinin, sonuçlarının farkında olmayan, “ben bir işe girdim, ayakta duramıyorum, lütfen yardım edin” duruşu sergileyenlerin yakarış/davranış biçimini yansıtır.

Yasal dayanaklar incelendiğinde aşağıdaki ince, haklı, doğru, gerekli, uygar, çağdaş hak ve zorunluluklar ile yapılması gerekenler kolayca görülür:

a) Türk gemisi Türk Bayrağı çeker. TTK’nın(Türk Ticaret Kanunu) bu hükmü emredicidir.

b) Türk vatandaşına ait gemi, Türk gemisidir. TTK’nın bu hükmü yeterince açıktır.

c) İthalattan değil, BAYRAK çekmekten bahsedilmelidir.

d) BAYRAK çekmenin, mevzuatta her durumda “ithalat” olarak değerlendirilmesi doğru değildir.

Gümrük işlemleri, Gemi Siciline kaydı zorunlu 18 Grostondan büyük bir ticaret gemisinin şirket demirbaşına ve sicile tescili işleminin parçasıdır.

e) Özel tekneler için Bayrak çekmek yasaklanamaz veya izne tabi tutulamaz. Ayrıca işlemi ithalat olarak değerlendirip, vergi yüküyle tekne kıymeti pahalılaştırılarak Bayrak çekmek hakkının önüne geçmeye çalışmanın ulusal onurumuzu zedelediği de bilinmelidir.

f) Yabancı bayraktan kullanılmış tekne alıp Türk bayrağına geçirmenin ithalat olarak değerlendirilmesine karşı yasal her yolda çözüm bulunurken, “en denizci devlet kurumu” olması gereken Denizcilik Müsteşarlığı kadrosundan anlayış ve destek beklendiği, göz önünde tutulmalıdır.

g) Bayraktan kaçışı önlemenin tek çıkar yolunun, “Türk Bayrağı Satış Vergisi” olarak adlandırılan, tekne bedelinin %27,44’ü oranındaki ÖTV-KDV bileşkesinin kaldırılması olduğu, kesinkes bilinmelidir.

h) Kimi yerli tekne imalatçılarının kolaycılığa kaçışıyla desteklenen, “üreticiyi koru ama tüketiciyi koruma” politikası ticaretin temeli/dayanağı olamaz. Korunacak olan, her zaman ve her ortamda, öncelikle tüketicidir.

i) Üreticilerin vatandaşla bireysel düzlemde karşı karşıya gelmek yerine ürünlerini özgürce, doğru, dürüst rekabet ortamında pazarlamaları desteklenmelidir.

j) Kimi yasaklayıcı isteklerin “Yurtdışında Elde Kalmış Teknelerin Türkiye Piyasasına Dâhil Edilme Çabaları ve Bunun Sonucunda Türkiye’nin Kayıpları” başlığı altında ileri sürülmesi dahi kendilerini “tekne üreticisi” olarak adlandıranların, kesesine uygun kullanılmış bir tekne almayı düşleyen vatandaşlarımızı zekâ yoksunu, bilgisiz, beceriksiz, ülkeyi kayıplara uğratan kişiler olarak gördüklerinin çarpıcı bir örneğidir.

Bu bağlamda “….2.El tekne ithalatı serbest olsun” oyununun engellenmesi ve bu gizli çalışmalarla önü açılmak istenen “2.El tekne ithalatı Yasağı”nın aynen kalması, hatta denetimlerinin artırılması gerektiği kanısındayız…” diyebilenlerin, Türk vatandaşlarının hak ve menfaatlerini bir anlamda hiçe sayan ve işini ancak koruma duvarlarının arkasında yürütebileceğini sananların hezeyanından başka bir şey değildir. İlk öğreti, “ticaretin ahlâk dışı kuralları olmadığını” anlamaktan/bilmekten geçer.

Ülkede denizciliğin gelişmesi gerçekten isteniyorsa, dar ufuklu hesaplardan vazgeçilmelidir; tekne adedi 30-40 binlerden yüz binlere, milyonlara yükselmedikçe denizciliğin de deniz ticaretinin de yerinde sayacağını artık görmek gerekir.

Dilerdik ki, yurt dışından alınacak kullanılmış özel teknelere bayrak çekilmesinin yasaklanmasını isteyenler (Halen bir yasak yoktur, sadece işlem izne tabidir);

  • “Türk Bayrağı Satış Vergisi” olarak adlandırdığımız, tekne bedelinin %27,44’ü oranındaki ÖTV-KDV bileşkesi karşısında “tek söz” olabilmek için çaba sarf etseler,
  • Ülkede amatör/sportif denizciliğin gelişmesini daha düşünce safhasında engelleyen bu verginin kendi satışlarını da ne denli olumsuz etkilediğini anlasalar/anlatsalar;
  • “Nasıl olsa yabancı bayrağa giderler, ben de malımı satmaya devam ederim” düşüncesiyle oyalanmak yerine Bayrağımızı taşıyan tekne sayısını artırmaya yönelik gerçekçi söylemlere katılarak, dayanışma örneği sergileselerdi.

Kaldı ki, ihracat rakamlarının bir kısmının, teknelerine yabancı bayrak altında yuva arayan Türk vatandaşlarına satışlardan kaynaklandığı gerçeğini unutmak da mümkün değildir.

Yabancı bayraktan bireysel satın aldığı ve TTK uyarınca Bayrağımızı çekmek zorunda olan vatandaşımızı, koruma çadırı altında çıkar sağlayanların ifadesiyle, “bir oyunun” içinde görmek varsanımdan (halüsinasyon) başka bir şey değildir.

Türk vatandaşı amatör denizcilerimizin yurt dışından tekne edinebilmeleri hususunda yukarıda sıralanan yerleşik görüşümüzü, ayakta, korumasız durabilen üreticilerimizi de rahatlatacağı inancıyla, bir kez daha yineleriz.

Saygılarımızla

ADF

 

e-Bülten Aboneliği

ADF e-Bülten'e (ücretsiz) abone olarak güncellemelerden anında haberdar olabilirsiniz.
Önceki bültenleri görüntülemek için tıklayınız.


ADF Twitter'de

adf_twitter

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün693
mod_vvisit_counterDün1148
mod_vvisit_counterBu Hafta4742
mod_vvisit_counterGeçen Hafta9054
mod_vvisit_counterBu Ay20979
mod_vvisit_counterGeçen Ay42499
mod_vvisit_counterToplam4010688

Bayrağımı istiyorum

Ankete Katıl

Son Çıkan Kitaplardan

Tüm Kitaplar

son_kitap

adek n kapak

Amatör Denizci Elkitabı

Sezar Atmaca

ADF

satin_al